oyun

oyun, bir oyundan daha fazladır.

taştır, topraktır oyun.

kandır biraz.

yani, kızıldır kahvedir, kızıl kahvedir biraz.

hâşâ, siyah değildir.

****

hayâllerde oyun akdeniz’dir. hile vardır. lazımsa hiyel vardır. evet, oyuncu da vardır. lâkin hilesiz oyunun olduğu pek görülmüş değildir.

kumarbaz da nihayetinde bir oyuncudur.

mavi diye görünenin arkasındaki hepsidir biraz.

****

her fotoğraf bir cinayettir.

bir fotoğrafa baktığında an-ı hissizleştirirsin. dondurmak değil, tetiğin çekildiği an hissizleştirmektir.

ruhun kutuya hapis edildiği fotoğraf hikâyesinde o insanların ruhlarının hapsedilmesinden bu denli kaçmak isteyişi bundandır.

maktulün ardında kalan asla yeniden var olmayacak bir donukluktan ibarettir. hapsederek muhafaza ettiğini sanmak safdilliktir.

evet, an muhafaza edilmiştir. ancak aynı tazelikte kalmayacaktır. dondurulmuş görünür. madden ve ruhen ulaşılamazdır. ya da ulaşılır görünen hiçbir zaman o an değildir. qui, l’unicità del momento!

hikâyede, beyaz insanın kara insana alaylı bakışı böylelikle resmedilmiş olur. hâl bu ki kara insan tabii atiliğiyle olması gerekeni değil olanı ifade etmiştir.

****

devirimleri ya da kaf ka’yı ya da galata’yı bilenler en sonun en başını iyi bilir.

en sonun en başı. hiç bitmez. hep tükenmez. ya da öyle sanılır. zannın ötesinde en başın her sonun ardına sırlanmış olması vardır, kim bilir. kısası, her an devrilirken yeni bir an-ı devirir.

geç kalınmış akşam üstlerinde dönen devrilen yuvarlak döngüsel dörtler.

kurşuni dört çukurlar açıyorlar.

revolver tekerleğiyle oynayan bir çocuk. altı eksi dört: hayat hâlen çok acımasız.

halbuki şişmanlarımızla yaşayabilirdik.

şişman, beyazdır biraz.

pişmanlığımızla barışıktık, eyvallah. biraz pişman az buçuk şişman olabilirdik.

pişman, kırmızıdır biraz.

uçmanlığımızla da barışıktık, amenna. uçmanlarımızı kara bir poşete koyup, ara sokakların şöyle genişçe bir çukuruna bırakabilirdik. gömülmeye de gerek yoktu, üstelik.

etik endeksine tâbi tutuldu kumarbazın da hamleleri. hâl bu ki etik hepimiz içindi.

poşetleri yırttık. uçmanlar kayp oldu. gece taşıyamaz oldu boynuzlarını. ve dahi pişman ve şişman olmak yok. şişman yahut pişman olmayı tercih hakkı olmaksızın bir seçimdir oyun.

tekerlekler yine dönmeksizin duruyor. iki borunun önünde düşmek için bekliyor çukura. ihtimâlleri var edecek kendince.

bilge gibi kapatıyor bir örtü gözlerini n/g üzerini.

Print Friendly, PDF & Email
2+
PAYLAŞ

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER